Çoktanrıcı Kuşaklar Nasıl Yetiştirilir?

Kabe’nin tanrı heykelleriyle dolu olduğu ve Müslümanların Mekke’ye girince bunları yıktırdıkları yalandır[1]. Çoktanrıcılık, Kuran’ın diliyle müşriklik bir takım heykellerin önünde yere kapanmak değildir. Kuran’ın dilinde secde yere kapanmak değildir zaten. Boyun eğmektir. Kuran’ın dilinde din de din değildir. Yükümlülüktür, yasadır, ahlaktır. Okumaya devam et

Oğlanların Sünneti Hakkında Kısa Bir Not

Allah yeryüzünü sizin için bir yerleşim yeri ve gökyüzünü bir yapı yapmıştır. Ve size biçim vermiş, ardından biçimlerinizi güzelleştirmiş ve temiz yiyecekler vermiştir. Efendiniz Allah işte böyledir; Evrenlerin Efendisi Allah Çok Yücedir! 40:64

Gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak yaratmıştır. Size biçim vermiş, ardından biçimlerinizi güzelleştirmiştir. Ve dönüş ona olacaktır. 64:3

Yazarın doğru söylediğine inanıyor musunuz? İkna oluyor musunuz onun çok yüce olduğuna? Güveniyor musunuz ona döneceğinize? Öyleyse okuyun. Okumaya devam et

Site ve Blog Yazarlarına: Açılır Pencerede Ayet Eklentisi

Aşağıdaki yardımcı araç, internet sitenize veya blogunuza yazdığınız yazılarınızda numarasıyla gönderme yaptığınız Kuran ayetlerinin çevirisini yazı içerisinden kolayca görüntüleyebilmenize olanak sağlıyor. Üstelik yazının içerisinde ek bir şey yapmanıza gerek yok. Yalnızca görüntülenmesini istediğiniz ayeti aşağıda örneklenen biçimlerde yazı içerisinde kullanmanız yeterli. Örneğe bakın:

Okumaya devam et

“Sosyal Medya” Hakkında Küçük Bir Uyarı

Murat Yatağanbaba’nın bir makalesi var… Diyor ki, Tanrı’nın Ulağı (nebiullah) bugün gelseydi telefon, televizyon, internet vb. kullanırdı, elçiliğini bu kanallar üzerinden yapardı. Öyle ya, bu kadar büyük olanaklarla bir anda milyonlara ulaşmak varken karşısına aldığı yüz, iki yüz kişiyle niye uğraşsın? Öyle değil işte, öyle değil! Ulak kesinlikle bu kanalları kullanmazdı. Veya belki de, kullansa da kullanmasa da hata yapmış olurdu. Belki de bu yüzden bize asla ulak gelmeyecek. Okumaya devam et

Kuran’da Neden Beyin Yok Da, Kalp Var?

“Kuran’da Neden Beyin Yok Da, Kalp Var; Kalple Düşünmüyoruz ki?”

Bu, özellikle Kuran’ı çürütmek üzere soruluyorsa, iddialı bir soru. Çünkü soruyu soran, beyinle düşündüğümüzü bilme iddiasında. Yani insanı insan yapan ve öbür canlılardan ayıran şeyin beynin içinde bir yerlerde saklı olduğunu bilme iddiasında. “Beyinle düşünüyoruz” önermesi, düşünce sözcüğünün kapsamıyla sınırlı kalmayıp yaşamda verdiğimiz her kararı akılla verdiğimiz savını içerir. Buna göre aklı üstün olan kişi doğru karar verir, aklı yetmeyen yanlış karar verir. Tıpkı duygularından arınmış ve kusursuz mantık sahibi bir insan betimlemesi olan Mr. Spock’ın öne sürdüğü gibi: Okumaya devam et

Sıradışı Kuran Tefsirleri veya Kuran’ın Yaşamdaki Karşılığını Bulmak

Aslında Kuran’dan habersiz olanlar da Kuran’ın anlattığı şeyi bilme potansiyeline sahiptir. Gerçek bir tane olduğuna ve insanlara onu bilme yetisi verildiğine göre Kuran’ı işitmemiş veya çalışmamış insanlar da onun mesajına ulaşabiliyor olmalıdır (17:36, 90:8-10). Doğal olarak bu keşif, çabayla doğru orantılı olacaktır. Burada Kuran ile evren arasındaki paralellik dikkat çekicidir (45:3, 51:20-21). Şöyle ki, Kuran’a çalıştığımız ölçüde onu anladığımız gibi, evrene de çalıştığımız ölçüde anlayabiliyoruz. Bu yazının adı “Doğadaki Ayetler-2” de olabilirdi. Okumaya devam et

Kuran’ın İniş Sırası Yanlış Mı?

“Kuran’ı kitap sırasıyla mı okumalı, nüzul sırasıyla mı?”

“İniş sırası doğru ise, Hz. Osman bu kitabı neden şimdiki sırayla yazdırdı?”

Bu ve benzeri sorularla aşağıdakiler ilgisiz gibi görünse de çok yakından ilintilidir:

“Kuran neden konularına göre bölünmemiş?”

“Kuran neden daldan dala atlıyor?”

“Kuran’da neden konu sürekli değişiyor?”

“Muhammed’in kafası mı karışmış?”

“Evet, Kitap eksiksiz olarak korunmuş ama herhalde sırasını karıştırmışlar.”

“Kuran anlaşılmıyor, konu bütünlüğü yok.”

Bu yazıda bu soru ve savlara olgunlaşmış bir yanıt vermeyi denemeyeceğim. Bunun yerine bunlara yanıt vermek için önce halletmemiz gereken bir konudan söz edeceğim. Okumaya devam et